Bir dövme fenomeni K. ATATÜRK imzasının yaratıcısı efsane kaligraf, ressam “ETEM ÇALIŞKAN”

Etem Çalışkan’la Dövme Sanatı ve Duygular

Bir dövme fenomeni olan K. ATATÜRK imzasının yaratıcısı efsane kaligraf, ressam, öğretmen Etem Çalışkan’la dövme sanatı üzerine sohbet ettik.

 

 

Öncelikle bize K. Atatürk imzasının hikayesini anlatabilir misiniz?

Milliyet Gazetesi’nin ressamıydım o sıralar. Yıl 1969. Gazetenin 10 Kasım sayısı için Atatürk’ün tam sayfa portesini çiziyordum. İşte bütün hikaye buradan doğdu. Portreyi tamamlamak üzereyken, kompozisyonda gözüme bir şeyler eksik geldi. Kompozisyonu daha dinamik hale getirmek istedim ve birçok imza denedim. Baktım eskizler üzerinde iyi duruyor, imza araştırmaya başladım. Atatürk’ün birçok imzasını inceledim. Atatürk’ün el yazısına uzak düşmemek için en son bu imzayı yazdım.

Sizin stilize ettiğiniz imza bir dövme çılgınlığına dönüştü ve insanların vücutlarına kazıdığı bir mühür haline geldi.

Bu imzanın tek başına bir imza olarak kalacağını, gündemde yaşayacağını hiç düşünmemiştim. İmza bir başına bir mühür gibi yer aldı. Amacım kompozisyonu tamamlamaktı. Hem portre hem imza beraber hala devamlılığını koruyor.

Siz hiç K. Atatürk imzasını dövme yaptırmış birini gördünüz mü?

Kaligrafi dersi veriyordum, bir öğrencim kolunu açtı imzayı gösterdi.

Güzel yapılmış mıydı sizce?

Yapılmış bir şey o kadar yaptırmışlar. Önemli olan o duygularla yaptırmış olması.

Kaç Atatürk portesi çizdiniz bugüne kadar?

Bitmedi ki. Hala çalışmaktayım.

İnsanlara dövme tasarımı fikri vermek ister misiniz?

İnsanlar biraz dövmeyi fantaziden çıkarsın. Dövmeler biraz da kültürel izler taşısın derim. Mesela çivi yazısından örneklerle kelime yazılabiliyor. Çivi yazısıyla istenilen kelime yazılabilir. Yeni yazıyla da kaligrafik olarak yazılabilir, çok güzel olur. Merak etsinler araştırsınlar.

Siz bir dövme yaptırmak isteseniz ne yaptırırdınız?

Aslında yaptıracak çok şey sayabilirim. Mitolojik hikayelerden resimlemeler olabilir, Picasso’dan bir şeyler olabilir, mağara resmi yaptırabilirim, hatta dikkat ederseniz Picasso’da mağara resimlerine benzer çizgiler var. Ya da Meksika resimlerini, onların mitlerinden örnekler olabilir.

Hocam son olarak Emin Barın’la birlikte Anıtkabir’de yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz biraz?

Güzel Sanatlar Akademisi 1953. Afiş atölyesinde okuyorum. Emin Hoca yazı hocamızdı. Hoca’nın yazıda gözde öğrencisiydim. Birinci yılda yaz aylarına yaklaşırken Mayıs Haziran gibi, “Etem “dedi. “Bi’ yere gitme, birlikte Anıtkabir’in yazılarını yazacağız.” Köyden geldiğim için taşı iyi biliyorum. Taşın içindeki duyguları, çekiç seslerini. Oradaki yapı yapılırken, yazılar oyulurken, kabarma yapılırken çıkan tozları, parçaları, ustaların terli alınlarını silmeleri, işte bunlar benim. Nedir hayattaki güzellikler. Benim için işte bu çalışmalar.

Etem Çalışkan’dan özlü sözler;

“Mutlaka sanat endişeniz olsun.”

“Benim yaşım 6016. Çivi yazısından itibaren, gerçek insanlığın miladı 6016’dır. Dinlere göre olaylara göre ve birçok şeylere göre birçok milatlar vardır. Ama insanlığın tamamını kapsamaz. Oysa ki yazının icadıyla başlayan milat, bütün insanlığın aydınlanma miladıdır.”

“Dövmeye sanat açısından da bakmak gerekir. İnsanlar aslında sanata yöneliktir. Ama kendilerine bu aşı yapılmadığı için çekiniyorlar. Uzak duruyorlar.”

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

Can Dağarslanı’nın fotoğraf serisi: “Alike”

“Alike” fotoğraf serisini oluştururken nelerden ilham aldın? Serilerimi oluştururken, uzunca bir süre yayılı olarak ...

Nilipek, Can Güngör ve Can Levi’nin Yeldeğirmeni’ndeki dövme ve müzik stüdyosu

Röportaj”lama” Nilipek, Can Güngör ve Can Levi ile dövme – müzik üzerine.   TATUMAG: ...

80 yaşında dövme yaptıran Melda Teyze

Dövme yaptırmanın yaşı yok. Bir Atatürk sevdalısı olan Melda Teyze 10 Kasım’da Danny Garcia’ya ...