Türkiye’nin en yetenekli dövme sanatçılarından Okan Uçkun

 

Selamlar Okan, nasılsın?

İyiyim, teşekkürler. Siz?

Biz de iyiyiz teşekkürler. Öncelikle nerelisin?

Aslen Hatay İskenderunluyum. Fakat orada neredeyse hiç bulunmadım. Memur çocuğu olduğum için hayatım gezmekle geçti. Genelde Ege’de büyüdüm. Egeliyim diyebilirim.

Dövme yapmaya ne zaman başladın?

Dövme yapmaya başladığımda, üniversitedeydim.

Hangi üniversite?

2003 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’ne girdim. 2007 yılında mezun oldum. Bizim peder bankacı. Mezun olduktan sonra benim de bankacı olmamı istediler. Fakat baktım olmayacak gibi. Takımın içine kravat takıp işe sabah gidip akşam dönmeyi kendime pek yakıştıramadım. Çocukluğumdan beri çizime ilgim vardı. Hep bir Güzel Sanatlar isteği yatardı içimde. Mezun olduktan sonra aileme ben yapamayacağım sanat okuyacağım derken Güzel Sanatlar’a girdim.

Dövme maceran nasıl başladı?

Dövmeye 2010 yılında başladım. En çok dövme yaptırdığım dönem üniversitedeki 5-6 senemdi. Hatta dövme yapmaya başladıktan sonra neredeyse hiç dövme yaptırmadım diyebilirim. O sıralar ne dövme yaptırayım, dövme nasıl bir şey diye araştırırken Emrah Özhan’la tanıştım. O zaman dövme yapmıyordum. Stüdyosuna bir proje için fotoğraf çekmeye gitmiştim. Benim kafamdaki dövmeci imajının çok dışında bir kafası vardı. Onun çalışmalarını görünce “vay be böyle şeyler yapılıyormuş” dedim. Sonra ulan ben yapar mıyım bunu derken bir heyecanla İstanbul’a gelip makina ve boya aldım. Sonra yavaş yavaş dövme yapmaya başladım. Yaptığın ilk andan itibaren deriyi çözmeye başlıyorsun. Tabii başlarda çok iyiyim tribine giriyorsun. Çünkü bir şey yapıyorsun güzel oluyor, aslında sen güzel olduğunu sanıyorsun.

İlk olarak hangi tarzla başladın?

Başlarda oldschool dövmeler yapıyordum. Normalde öyle takılan bir adam değildim. Hiçbir zaman oldschool yaşamadım ya da çizmedim. Olsdchool olarak adlandırabileceğim çok fazla projem yoktu. Ama ne yapıyordum, gördüğüm işleri taklit ederek, aynısını yaparak dövme yapmaya başlamıştım.

İlk dövmeni kime yaptın?

Bir arkadaşımın rap stüdyosu vardı, orada bir rapçi arkadaşa kızılderili kafası yapmıştım. O an, çok güzel bir andı benim için. Sonra yavaş yavaş para kazanmaya başladım. Bir gün bir askere dövme yaptım. Ertesi hafta 20 kişi geldi. Bir sonraki hafta 40 kişi oldular. Derken tüm orduyu boyayarak, kendi içimde bir öğrenme süreci yarattım.

Dünyada dövme konusunda neredeyiz sence?

Gerçekten dövmede dünyada iyiyiz. Yurt dışında biliniyoruz şu adam bu adam diye. Son 2-3 yıldır saygı duyulan, iyi işler yapan kalburüstü sanatçılarımız var.

Dövme sektörü geliştikçe, dövmeci algısı da değişiyor diyebilir miyiz?

Dövmeci sıfatının konduğu bir yer var. “Merhaba ben avukatım” demekle, “merhaba ben dövmeciyim” demek çok farklı şeyler. Eşim çene cerrahı, bu nedenle çevresinden değişik insanlarla tanışıyorum. Bu insanlar 2 sene önce ben dövmeciyim dediğinde kafalarında başka bir şey oluyordu. Artık ben dövmeciyim deyince seni tanıyor oluyorlar. Dövmeci algısı çok değişti. İnsanların kafasındaki o leş pis dövmeci gitti, yerine daha kreatif ablalar abiler geldi.

O zaman başına gelen en acayip hikayeyi dinlemek isteriz.

Mesela bir gün bir karı koca geldi. Eşine bir tasarım yapacaktım. Üzerine konuştuk randevulaştık ayrıldık. Sonra eşi beni telefonla arıyor. Diyor dövmenin içine bir yere gizlice “S” yazar mısın, “S” kadının baş harfi. “Belli olmasın ama, ben ona dövme bittikten sonra söyleyeceğim.” dedi. Yani nereden ne çıkacağı belli olmuyor. Her yeni biri, bir hikaye aslında.

Başka birisi geldi, bir yerden bir hikaye okumuş. Bir kadının kocası ölüyor, kocasının küllerini yakıyorlar ve kadın kocasının külünden mürekkep yapıp sırtına dövme yaptırıyor. Bu arada aslında külden mürekkep yapılabiliyor. Mürekkebin ana maddesi karbon. Kül ve karbonu sütle karıştırdığında mürekkep oluyor. Hatta hapishane dövmeleri öyle yapılıyor. Jileti yakarsın, tabağa tutarsın, tabakta is olur, onun üstüne süt dökersin, o külle süt karışıp mürekkebe dönüşür. Mürekkebin ilk çıkışı öyledir. Her neyse bu hikayeyi okuduktan sonra eşinin külünden dövme yaptırmak istediğini söyledi. Fakat işin acayibi adam yaşıyor. Muhtemelen adamın bir şeyini yakıp külünü getirecekti. Saçını bıyığını falan.

En çok sorulan sorulardan biri, alkol alıp dövme yaptırılır mı?

Alkollü gelirsen bende bir şansın yok. Teknik olarak da şöyle: Büyük bir dövme yapılacaksa vücuttaki alkol miktarı kanı sıvılaştırır. Kan dolaşımını hızlandırır. E ben o bölgeyi yaralıyorum, aslında kanatıyorum. Kan artarsa da şöyle bir şey olur. Alkollüyken adrenalinin yükselme şansı daha yüksek ve ben dövmeyi yaptım, eve gittin 24 saat boyunca o bölge adrenalin salgılıyor ve burada diyafram diye bir sıvı oluşuyor, vücuttan dışarıya atılan aslında kan dediğimiz sıvı. Ve senin buraya koyduğun mürekkebin yarısı 24 saat içinde vücudu terk ediyor ve teknik olarak senin bir daha gelmen gerekiyor. Doktora giderken içmiyorsan, dövme yaptırmaya gelirken de içmeyiver. Ama içince rahatlıyorum, çok acıyor içmesem olmuyor gibi şeyler söylüyorlar. Abi hiç alkollü ağdaya giden kız var mı?

Mesela biri sana geldi, bir şey yaptırmak istiyor ama ne yaptıracağını bilmiyor. Kafasında hiçbir şey yok. Sende süreç nasıl ilerliyor?

En sevdiğim. Kafanda neler var anlat. Bu, “kafamda hiçbir şey yok, tarzınızı beğeniyorum” da olabilir. “Ben at istiyorum, ağaç istiyorum” da olabilir. Şöyle, gelen kişiye bir deadline veriyoruz. Sen aslında öngörüşmeye randevu tarihi almak için geliyorsun. Randevu tarihi genelde 3 aydır. 3 ya da 4 ayı bulabilir. Önünde çok uzun bir süreç oluyor zaten. Bu süreçte şunu yapıyorsun…

www.okanuckun.com

www.instagram.com/okanuckun

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

Dünyaca ünlü fransız dövme sanatçısı XOIL

Yıllardır işlerini inanamayarak takip ettiğimiz dünyaca ünlü dövme sanatçısı Xoil’e Okan Uçkun sayesinde ulaştık ...

Dotwork ve geometrik desen tarzın Türkiye’deki öncülerinden DENİZHAN ÖZKAR

Son yıllarda çok popüler olan dotwork ve geometrik desen tarzın Türkiye’deki öncülerinden, 9 yılını ...

Vücudu bir tuval gibi kullanabilen FAHRETTİN DEMİR ve PIN TATTOO GALLERY

Vücudu adeta bir tuval gibi kullanabilen, realistik dövme tarzının başarılı ismi Fahrettin Demir’i Pin ...