Geometrik formları ve dotwork tarzıyla dikkat çeken başarılı dövme sanatçısı BİÇEM ŞİNİK

Geometrik formları ve dotwork tarzıyla dikkat çeken, Türkiye’de kadın dövmeci denilince ilk akla gelen isimlerden Biçem Şinik ile sohbet ettik.

 

Merhaba Biçem, öncelikle bize evinin, iş yerinin kapısını açtığın için teşekkürler. Nasılsın?

Ne demek. Hoş geldiniz. İyiyim teşekkürler siz nasılsınız?

Biz de iyiyiz teşekkürler. Dövmeye nasıl başladın diyerek başlayalım istersen.

5 yıl oldu dövmeye başlayalı. Ondan öncesinde art direktörlük yapıyordum. Bir buçuk, iki sene Bursa’da çalıştım sonra İstanbul’a geldim. Geleli 9 sene oldu. Buraya gelince yine grafik ve reklam alanında devam ettim. Farklı ajanslarda çalıştım. Çalışırken tasarım boyutunda kısıtlandığımı hissettiğim anda yaptığım işi sevmemeye başladım. O sıralar tamamen hobi olarak dövmeyle tanıştım. Emrah Özhan ve Denizhan Özkar ikisi de arkadaşımdı. Stüdyolarına gidiyordum. Onları izliyordum ve bundan da keyif alıyordum.

İlk dövmeni nasıl yaptın?

Benim için dövme farklı bir zemine yapılan resimdi. Tahtadan tuvale her şeyin üzerine resim yapmıştım. Bir tek derinin üzerine yapmamıştım. Deri benim için farklı bir malzemeydi. O yüzden heyecan duyuyordum. Önce bir muzun üstüne yaptım. Sonra bir arkadaşımın koluna bir kedi çizdim. O kedi hala durur instagram’ımda.

Kendine özgü bir tarzın var, bu tarz nasıl ortaya çıktı?

Tarzımı oturtmam çok zor olmadı. Zaten grafikerlikten gelen minimal ve geometrik bir stilim vardı. Okulda dotwork ve gravür çiziyordum. Denizhan Özkar ve Emrah Özhan’ı izleyerek de çok şey öğrendim. Emekleri büyüktür üstümde. Bana çok yardımcı oldular.

İsmin Türkiye dışında da biliniyor. Çok fazla sevenin ve takipçin var. Bu nasıl oldu?

Bir gün Atina’daydım. Dışarıda internetim yoktu. Otele bir geldim 2000 mail var mailimde. Arkadaşlarım arıyor, “Boredpanda’da paylaşmışlar seni” diye. Benimle ilgili haber yapmışlar. İlk paylaşılan Türk’üm sanırım öyle dediler. Üzerine 9GAG’te paylaşıldım. Ben de şoka girdim tabii bir anda takipçi sayım uçtu gitti.

Türkiye’de dövmecilik ne durumda sence?

Dövme yaptırmaya yabancı müşteriler geliyor “biz Türkiye’de dövme yapıldığını bile bilmiyorduk” diyorlar. Türkiye’de bu kadar iyi dövme yapan insanların olduğunu da bilmiyorduk diyorlar. Dövmecilik eskiden underground, nerede ne yapıldığı belli olmayan bir durumdan, sanatsal bir boyuta ulaştı. Anneme dövme yapacağım, dövmeci olacağım desem “tövbe” derdi. Şimdi gurur duyuyor. Stüdyoma bir çok kişi geldi, mail attı. “Endüstriyel tasarım bölümünde okuyorum ama dövme yapmak istiyorum, ne yapmalıyım.” diye. Mimar Sinan gibi iyi üniversitelerden mezun olan insanlar iç mimar olmak yerine dövmeci olmak istiyorlar.

Türkiye’deki dövme sanatçılarından beğendiğin isimler kimler?

Tabii ki bir numara her zaman Emrah Özhan. Onunla birlikte Denizhan Özkar, Okan Akgöl ve Okan Uçkun.

Peki sana dövme yaptırmak istediğimizde süreç nasıl ilerliyor?

Ben ön görüşme yapmıyorum. Home office çalıştığım için zaten bunu yapmam çok zor. Mail ile randevu sistemi üzerinden çalışıyorum. Tüm mailleri kendim cevaplıyorum. Bir ara birisini alsam yanıma, o cevaplasa mailleri dedim ama bir yerde benim ona müdahale etmem gerekiyor. Çünkü bazen insanlar gerçekten asla olmayacak dövmelere heveslenip mail atıyorlar. O dövmenin hayata geçip geçemeyeceğini en iyi ben bilebilirim ya da benim yanımda beni çözmüş birisi olması gerek. Öyle birisi de yok. Bu nedenle maillere kendim cevap veriyorum. Anlaştık tamamdır diyene kadar mailleşiyoruz. Bazen 17 mail oluyor, bazen 3 mail oluyor. 2-3 hafta sonrasına randevu veriyorum.

Yaptığın tasarımları nasıl hazırlıyorsun?

Ben tasarımları öncesinde hazırlamayı seviyorum. İnsanlar geldiklerinde tasarım hazır oluyor. Bazen “üçgen değil de oraya beşgen mi koysak” diyorlar. “Koyarız tabii hiç sorun değil, istersen tasarımı sıfırdan da yaparım” diyorum. Ama %99 ilk yaptığım tasarıma geri dönüyoruz. Tasarımları öncesinde yollamıyorum. O tasarımı ben yolladıktan sonra herkese gösterirsen, herkes beğenemez tabii ki. Öyle bir şey olmaz. Tasarımı önceden yolladığım zamanlarda birçok mail aldım. “Ben çok beğendim tasarımı ama halamın kızı dedi ki, o ne?” Bunun sonu yok. Benimle beraber görmelisin o tasarımı. Ben de sana onu neden öyle yaptığımı anlatmalıyım. Bu sisteme geçtiğimden beri de sorun yaşamıyorum. Çok şükür ki dövme yaptığım kimse buradan mutsuz ayrılmadı. Birinin suratının asıldığını görsem zaten benim uykularım kaçar.

Peki hiç enteresan bir olay geldi mi başına?

Dövme yaptırmaya Avustralya’dan bir çocuk gelmişti. Çok da şekerdi. Sırtına dövme yapıyordum. Makinanın kablosu ayağıma dolanmış, birden çekince kablo gelmedi. O sırada makina elimden çıktı. Çocuğun göğsünün yanına çizgi attı.

Eyvah.

Çocuğa ben sana bir dövme daha yaptım istemeden dedim. Gel cover-up yapalım dedim. “Yok istemiyorum o bana anı” dedi. Baya üzülmüştüm ama.

Sen de dövmeli bir insansın. İlk dövmen hangisi mesela?

Ben dövmesiz bir dövmeciydim. İki senelik dövmeciyken hiç dövmem yoktu. Acısını da bilmiyordum. Dövme yaptırmaya karşı hiç ilgim olmadı. Herkes “ne kadar saçma” diyordu. “Acısı nasıl?” diye soruyorlardı. “Hiç bilmiyorum.” diyordum. “Dövmesiz dövmeci olmaz Biçem” diye dalga geçiyorlardı benimle. Sonrasında yaptırmaya karar verdim. Mineral taşlara karşı küçüklüğümden beri ilgim vardı. Bir gün “ben parmağıma dövme yaptırıyorum” dedim. “Bunu yaparsam, ben dövmeli bir kadın olurum” diye düşündüm. O sırada da logom yoktu. Çiziyorum çiziyorum çıkmıyor memnun olmuyordum. Parmağıma yaptığım dövme benim logom oldu. Çok da güzel oldu. Sonra gerisi geldi zaten. Dövmeli bir kadın oldum.

Dövme yaptırmaya devam mı?

Hala çok dövme yaptırmak istiyorum. Ama artık kafamdaki özel isimlere yaptırmak istiyorum. PM tattoos’tan bir tane istiyorum mesela. Yakalayacağım onu bir yerde eminim. Thomas Hooper denen bir adam var. Bana yapsa, çizse bütün sırtımı veririm. Dotwork’ü biz onda keşfettik. Baya mandala yapan birisi aslında. Çok tarzım değil. Ama çok kabiliyetli bir adam. Çok detaylı, çok çılgın seyler yapıyor.

Malzeme olarak ne kullanıyorsun mesela?

En son malzemeleri Okan Uçkun’dan aldım. O yüzden şu anda Eikon’un malzemeleri var elimde. Son senelerde bir sürü yeni şey çıktı ama genelde Eikon kullanıyorum. Ondan çok memnunum.

Makina olarak tercihlerin neler?

Makinada da ben biraz elleri küçük bir insan olduğum için o ağır eski makinalarla çalışamıyorum. Onlarla çalışmayı çok seviyorum fakat onları taşıyamıyorum. Bir de çok ince işler yaptığım için o ağır makina beni yoruyor. Bu yüzden Rotary kullanıyorum.

Kafanda yeni projeler var mı?

Biraz tasarım yapıp koymak istiyorum instagram’a ama vakit bulamıyorum. Bir senedir hayatıma sporu soktum. Haftanın 4-5 günü spora gidiyorum. O da benim için bayaa mesaiye dönüştü. Son zamanlarda biraz daha uzaylı kısma döndü benim hikaye. Kafamda bu yaptığım işlerden daha farklı tasarımsal şeyler var. Daha sade daha çizgisel. Gölge kısmını azalttığım bir şeye çevirmek istiyorum hikayeyi birazcık daha.

Son olarak Tatumag Spotify listesi için bize son zamanlarda dinlediğin birkaç isim önerebilir misin?

Tabii ki. (Biçem’in listesini Spotify TATUMAG hesabından dinleyebilirsiniz.)

Çok keyifli bir sohbetti 🙂 Teşekkür ederiz zaman ayırdığın için.

Ben teşekkür ederim.

Biçem’in çalışma masasının arkasındaki tablo dikkatimizi çekti. Kimin yaptığını sorduğumuzda ablası Ressam Özgün Sezen’e ait olduğunu öğrendik.

 

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

Gülşah Karaca

Kadıköy’de alışılagelmişin dışında bir dövme stüdyosunda kaktüslerinin arasında güneş enerjisiyle çalışan Gülşah Karaca. Pek ...

Dünyaca ünlü fransız dövme sanatçısı XOIL

Yıllardır işlerini inanamayarak takip ettiğimiz dünyaca ünlü dövme sanatçısı Xoil’e Okan Uçkun sayesinde ulaştık ...

Türkiye’nin en yetenekli dövme sanatçılarından Okan Uçkun

  Selamlar Okan, nasılsın? İyiyim, teşekkürler. Siz? Biz de iyiyiz teşekkürler. Öncelikle nerelisin? Aslen Hatay ...