Can Dağarslanı’nın fotoğraf serisi: “Alike”

“Alike” fotoğraf serisini oluştururken nelerden ilham aldın?

Serilerimi oluştururken, uzunca bir süre yayılı olarak çalışıyorum. Aslında kendi dünyam üzerinden besleniyorum. Dosyalarım vardır. Şehirler için bir dosyam var, materyaller için, dört mevsim için, beş duyu için. Birer dosya da mekan ve modellerle ilgili var. Bu dosyalar tıka basa dolduğu zaman, ondan nasıl bir bütün çıkarırım diye düşünüyorum. Basit bir yöntem, zaten öyle olmasını seviyorum. Böylelikle her seride yenilenen bir başlangıç noktam oluyor.

Serinin çekimlerinde Ilaria Pozzi’yi tercih ederken, modelin dövmelerinin olmasının konsepte etkisi oldu mu?

Çekimi gerçekleştireceğim mekan ve modeller, aklımdakileri aktarabilmem için önemliydi. İki zıt kadın karakteri üzerine sahneler üretmek istiyordum. Çekimi gerçekleştirdiğim Ilaria ve Deborah ile sadece internet aracılığıyla iletişimde olmama rağmen karakterlerindeki zıtlığı çok net bir şekilde algılayabiliyordum. İtalya’da buluştuğumuzda kararımın ne kadar isabetli olduğunu çekim öncesinde anladım. Ilaria’nın dövmeleri kişiliğini de birebir yansıtıyor. Dolayısıyla dövmeleri onunla çalışma isteğimin sebeplerinden biriydi diyebiliriz. Ayrıca fotoğraf işlerimde renk ve ışığa önem veriyorum. Ilaria’nın dövmeleri bu konuda da odaklandığım bir öge oldu.

Çekimler ne kadar sürede, nerede gerçekleşti?

Çekim bir gün sürdü ve Floransa’da gerçekleşti. 60’lı yıllarda, mimari atölye olarak kullanılmış bir mekandı. Ilaria ile kontrast oluşturacak sadelikte olması nedeniyle seçmiştim. Fakat mekanda karşıma çıkan, renkli desenli kumaşla kaplanmış olan bench, yeni bir fikrin doğmasını sağladı. Normalde öyle bir atölyede karşınıza çıkabilecek cinste bir mobilya değildi. Ilaria’yı mekanla zıtlık içerisinde kullanmayı düşünürken, birden dövmelerinin kumaş desenine dönüşmüş haliyle karşılaşmam benim için büyük şanstı. Ben de seri içerisinde en sevdiğim sahnelerin ikisini örtüştürerek elde ettim.

Tarzını şekillendiren dünyada takip ettiğin ve ilham aldığın akımlar, fotoğrafçılar ya da yönetmenler var mı?

Fotoğrafa başlangıç dönemimde sinemanın üzerimdeki etkisi çok güçlü olmuştur. Özellikle yeni dalga akımı filmlerinden çok ilham aldım. Yeni dalga akımının “kuralsızlık” özelliği üzerinde durmak isterim. O güne kadar sinematografik anlatımlarda göremeyeceğiniz şekilde, yönetmenler filmlerinde sadece kendi dünyalarını ve karakterlerini ortaya koymuşlar. Öznel perspektiflerin ortaya çıktığı bu akım dolaylı olarak beni de etkilemiştir.  Takip ettiğim fotoğrafçılara gelecek olursak Ren-Hang, beden/nesne ilişkisini etkileyici bir şekilde ele alıyor. Sanatla moda arasında güçlü bir iletişim kuran Michal Pudelka takip ettiğim diğer bir sanatçı. Son olarak senkronizasyon, kişi ve doğa ilişkisi üzerine işler üreten Synchrodogs’u sayabilirim.

Dövmelerin var mı? Eğer yoksa, hiç yaptırmayı düşündün mü?

Bu soruyu okuyunca ister istemez gülmeye başladım. Yakın arkadaşım Elif Deneç’in söylediğine katılıyorum bu konuda “Sen dövmesiz olmalısın ya.” Tabii ki dövme kimi insana aşırı yakışıyor, ama diğer yandan kimi insanın da vücudunda hiçbir dövme olmaması bir o kadar kişiliğiyle veya vücuduyla örtüşüyor. Ben de onlardan biri olduğuma inanıyorum. Dövmeyi ‘dışarıdan’ seviyorum diyebiliriz.

Üzerinde çalıştığın yeni projeler var mı?

Sophie Bogdan ile üzerinde çalıştığımız birçok fikir var. Eğer yürütmekte olduğum mimari işlerimden zaman bulabilirsem bu serileri çekmeyi cok istiyorum. Şimdilik bu kadarını söyleyebilirim.

Bize severek takip ettiğin birkaç isim söyleyebilir misin okuyucularımızın beslenebileceği.

@cococapitan / @hart_leshkina / @linascheynius / @lukasz_wierzbowski / @harleyweir

Zaman ayırdığın için çok teşekkür ederiz. Yeni projelerini heyecanla bekliyoruz.

Ben de işlerime, derginizde yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

www.behance.net/gallery/11051227/Alike

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

80 yaşında dövme yaptıran Melda Teyze

Dövme yaptırmanın yaşı yok. Bir Atatürk sevdalısı olan Melda Teyze 10 Kasım’da Danny Garcia’ya ...

Onur Şentürk -The Girl with the Dragon Tattoo

David Fincher’ın meşhur filmi The Girl with the Dragon Tattoo filminin opening title’larını yapan ...

Bir dövme fenomeni K. ATATÜRK imzasının yaratıcısı efsane kaligraf, ressam “ETEM ÇALIŞKAN”

Etem Çalışkan’la Dövme Sanatı ve Duygular Bir dövme fenomeni olan K. ATATÜRK imzasının yaratıcısı efsane ...