Dünyaca ünlü fransız dövme sanatçısı XOIL

Yıllardır işlerini inanamayarak takip ettiğimiz dünyaca ünlü dövme sanatçısı Xoil’e Okan Uçkun sayesinde ulaştık ve Okan’ın da bizim de çok merak ettiğimiz sorulara çok samimi cevaplar aldık. Bu yazımızı İngilizce ve Türkçe olarak okuyabilirsiniz.

Röportaj: Okan Uçkun

Türkçe’ye çeviri: Nergis Denli

Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin için çok mutlu olduğumu belirtmek isterim. Bu benim yaptığım ilk röportaj ve bunu seninle gerçekleştirmek benim için çok büyük bir keyif. Seni ve işlerini, sosyal medya kullanımının şu anki kadar yaygın olmadığı ve sosyal medya araçlarının bu kadar çeşitli olmadığı zamanlarda, Myspace üzerinden takip ediyordum. O yıllarda, dövmeyle hiçbir alakam yoktu. Ancak, işlerini gördüğüm ilk andan beri, kendi kendime ‘Bu adam bir deli dahi’ diye düşünüyordum. O zamandan beri aklımda olan bir soruyla başlamak istiyorum. Biraz klasik olacak ama gerçekten cevabını çok merak ediyorum. Xoil, dövme yapmaya nasıl başladı?

18 yıl önce başladım. Ancak sanırım o zamanlar Xoil ya da başka bir şey değildim. Demek istediğim, hayatında bir şeyler olmasını bekleyen kayıp bir çocuktan başka bir şey değildim. Dövmeler her zaman ilgimi çekmiştir. Yaşlı adamların, arkadaşların ve babamla inşaat işlerinde çalışan işçilerin dövmeleri ya da tamamıyla rastgele karşılaştıklarım. Kardeşim ve ben her zaman yaşlandığımızda dövme yaptırmak konusunda konuşurduk. Kardeşim askerdeyken arkadaşlarına dövme yapmaya başladı ve askerliğini tamamladıktan sonra da devam etti. Becerikli bir çocuktu çünkü bir sanat okulunda taş oymacılığı alanında eğitim görmüştü. Şans ya da kaza eseri, nasıl tanımlamak istersen, yaşadığım yerdeki dövme dükkanında daha fazla takılma şansı yakaladım.

Önümdeki hayat imkanlarını göz önünde bulundurunca, hiçbir okulu olmayan küçük bir kasabadan gelen ve sadece inşaat becerilerine sahip bir çocuk olarak, dövme işine başlamak üzere böyle bir fırsatı değerlendirmek için iki defa düşünmeme gerek yoktu. Bu işe sıkıca bağlandım, tutundum ve tamamıyla kendimi vererek işin içine girdim.

Şu anda modern dövme alanında, belki de en popüler dönemi yaşıyoruz ve aslında hepimizin yıllardır izlediği ve ilham aldığı sanatçılar var. Senin için durum nasıldı? Tüm bu yıllar boyunca kimleri yakın çevrende tuttun. Sanatsal üretimin için ilham aldıkların kimler ya da nelerdi. Bu işlerin ortaya çıkmasına sebep olan süreçten biraz bahsedebilir misin?

Pekala; biliyorsun, çevreler genişlemek içindir bu anlamda arkadaşım Noon, ben kendi yolumu bulmaya başladığımdan beri oradaydı. Bu yolda beni cesaretlendirdi ve yardımcı oldu. Dan Dimattia, bana artık iyi bir tekniğim olduğu için, örnekleri kopyalayarak iyi yapılmış ancak kötü gözüken dövmeler yapmaya çalışmak yerine, farkımı ortaya koyabileceğim bir şeyler bulmam gerektiğini söyledi.

Sanat tarihinde birçok önemli sanatçının bir dönem kafayı kırarak tamamen estetik kaygıdan uzak ve hiçbir beğenilme kaygısı taşımadan, sadece kendileri için, kendi limitlerini zorlamak için yaptıkları işler vardır. Bu sanatçılar yaptıkları işlerde sadece kendi yollarından gittiler. Senin de benzer bir süreçten geçtiğini biliyorum. O dönemde, 5-10 dakikalık hızlı eskiz dövmeler yapıyordun. Hatta bunlardan bir tanesini Yunanistan’da, ‘Expanded Eye’ dan Jade’in bacağında gördüm. Bize bu içerisinden geçtiğin süreçle ilgili neler söyleyebilirsin ve eğer hatırlıyorsan Jade’in dövmesinden bahsedebilir misin?

Tabii ki hatırlıyorum, benim için çalıştılar. Aslında, bu dönem, beni o noktaya taşıyan pek çok duygu ve deneyimle ve aslında her zamanki gibi biraz şansla ya da her neyse bir geçiş dönemiydi. Ailevi zorlukların olduğu bir döneme denk geldi. Her şey biraz fazlaydı. İşleri yoluna koymak, durumun farkına varmak. Ben ‘sanatçı’ kelimesinin neredeyse gülünç anlama geldiği küçük bir kasabadan geliyorum. Bu işe başladığımda, iyi bile değildim. Dükkanı, çöplerden topladıklarımla inşa ettim ve tamamlandığında, her anlamda içinden hayat fışkıran inanılmaz mükemmel bir dükkana dönüştü. Her kıtadan, dünyanın her yerinden insan geldi. Neredeyse tam zamanlı çalışan üç stajyer vardı ve arkadaşım Toko da eğitimini dükkanda tamamladı. Onların dışında, Kev ve Jade vardı. Hayal edebileceğin gibi, başladığım dükkanı düşününce, bu büyük bir değişimdi.

O noktada, başlangıçta gerçekten sevdiğim şeye; gençliğimde gördüğüm dövmelere yakınlaşmam gerektiğini düşündüm. Bu bir bakıma kimseyi umursamamak anlamına geliyordu. Sonuçta, müşteriler de bana geldiklerinde, benden ne yapmak istiyorsam onu yapmamı istiyorlardı ama ben insanların istedikleri üzere, onların fikirleri ya da motifleriyle komisyonla çalışıyordum. Böylece, kendimle yapabileceğim iş arasındaki ilişkiyi anlayamaz hale geldim. İstediğim şey, asıl ihtiyacım güzellik değil, kaybettiğim anlamı geri getirecek olan kaba taslak ve sert dövmeler yapmaktı.

Birkaç yaz önce, Kevin ve Chaim ile birlikte Berlin, DotsToLines Stüdyosu’ndaydım. Kevin ile Chaim birlikte çalışıyorlardı ve orada sohbet ederken Kevin, bana bir gün tepeden tırnağa tek çizgi dövme yaptırırsa bunun yarısını benim, yarısını da Xoil’in yapmasını isteyeceğini söylemişti. Bu, benim böyle bir sanatçıdan hayatım boyunca duyduğum en güzel şeylerden biriydi. Sen de yıllardır pek çok insanla birlikte çalıştın ve çalışmaya da devam ediyorsun. Bana, seni heyecanlandıran anlardan bahseder misin?

Chaim’le çalışmak, beyin fırtınası anlamında, yaratmak / gerçekleştirebilmek anlamında ve müşteriyle ilişkiler açısından inanılmazdı. Ve dükkanda olmak, her zaman bir şeyleri paylaşma duygusunu beraberinde getiriyordu. Tabii ki ben de öğrendiklerim ve deneyimlediklerimle ilgili püf noktalarını paylaşıyordum ancak dükkandaki birliktelik, genel anlamda zevklerin, yeni örneklerin ve hayat deneyimlerinin geliştiği bir kosmosdu. Dükkanda benimle birlikte çalışan tüm insanlar, stajyerlerden misafirlere kadar herkes beni fazlasıyla besledi.

Şu anda, Facebook dışında başka bir sosyal medya aracı kullanmıyorsun. Bunun özel bir sebebi var mı ve son dönemde dövme camiasıyla sosyal medya ilişkileri hakkındaki fikirlerin nedir?

Sosyal medya çok tuhaf bir şey. Hem iyi hem de kötü. Ancak tüm dünyaya işinizi göstermek için güzel bir araç. İçimizdeki tuhaflıklara rağmen. Ama sonuçta hepimiz insanız. Bu anlamda, hiç şüphesiz bu tuhaflık tüm duyarlılıklarımıza yayılıyor. Facebook konusuna gelince; kullanıyorum çünkü bana, işlerimi dünyaya göstermek için tam anlamıyla bir pencere açtı. Ancak, ben de herkes gibi, ‘Ah lanet olsun, kullanmamalıyım’ gibi bir hisse kapılabiliyorum. Ama çok güzel tarafları da var ve bugün çalışabildiğim gibi ve her gün onun sayesinde çalışabilirim gibi bir düşünceyle, ona sahip olduğumu hissediyorum. Dövme camiasıyla sosyal medya arasındaki ilişkilerin de benimkiyle aynı olduğunu düşünüyorum. İşimiz, internette bunun sayesinde yayıldı. Hangi sitede olursa olsun daha havalı olanda ya da daha kolay olanda, sizi daha fazla tanınır hale getirende. Sizle işiniz arasında iyi bir denge sağlayanda ya da sağlamayanda. Bu sizin tercihlerinize bağlı. Şunu söyleyebilirim, arkadaşlarım sık sık bana instagram kullanmamı söylüyorlar ve ben de bunu düşünüyorum fakat sonra çok fazla olacağını düşünüyorum ve telefona bağlı kalıp sürekli ona bakıp durmak istemiyorum. Facebook benim için yeterli, ahahah. Ve ayrıca, bir hesabım olmamasına rağmen benimle ve işlerimle ilgili bu kadar fazla fotoğrafın olmasının çok daha havalı olduğunu düşünüyorum, bu nedenle neden bir hesap daha oluşturayım ki? Ama tabii ki insan huyunun bana ne getireceğini kim bilebilir.

Kimlerin işlerini takip ediyorsun? Sevdiğin dövme sanatçılarını öğrenmek isterim ama aynı zamanda bu iğnelerle dolu kanlı camiada hangi sanat türlerinden hoşlandığını da bilmek isterim. Kimlerin sanatını beğeniyorsun?

Aslında, ben tarzlara ilişkin zevklerim konusunda oldukça eklektiğim ve bu işin aşamalarına bağlı olarak da değişebilir. Ve çok fazla kişi var. Ayrıca her ay belki de çok daha kısa bir süre içerisinde başka birileri çıkıyor, yeni birileri ya da birileri keşfediliyor. Sadece onlar üzerine yıllarca röportaj yapabiliriz. Aralarından seçim yapmak çok güç. İsim söylemem doğru olmaz çünkü aralarında saymam gerekenlerin isimlerini unutabilirim. Ve diğer konuda şunu söyleyebilirim ki, sanatın her türlüsüne ilgim var. Sokak, çağdaş, antik, geleneksel, art brut, klasizm… Başlı başına dünya, ben her yerde sanatı görebiliyorum.

İşle ilgili konuları, artık bir kenara koyabiliriz sanırım. Sana daha fazla işlerinle ilgili soru sormak istemiyorum. Seni biraz da dövme sanatçısı kimliğinin dışında tanımak isterim. Bana hobilerinden ve Xoil olarak bir günü nasıl geçirdiğinden kısaca bahseder misin? Ben bugün bir dövme sanatçısı olmasaydım, sanırım marangozluk yapardım. Sana kendini iyi hissettiren şeyler neler?

Hiçbir gün birbirine benzemiyor ya da birbirinin aynı değil. Kafam karman çorman olduğu için, anın ihtiyaçlarına ya da gerekliliklerine bağlı olarak değişiyor. El sanatları olabilir, davul ya da gitar dersleri almak olabilir, inşaat işi olabilir, maden arama, bit pazarında açık artırmalar vs. olabilir. Dinlenmek, kafayı bulmak, yaratıcı bir baba olmak, müzeleri ve tuhaf yerleri ziyaret etmek, örnekler ve iş için fotoğraflar toplamak… Aşk için yaşıyorum, çocuklarım, müzik, eski şeyler ve dövmeler. Bunlar aslında hayatımdaki temel şeyler. Bu anlamda, hayatım bunların etrafında dönüyor. Bir meditasyon şeklinde ilerliyor ya da en azından ben öyle düşünüyorum. Gerçekten de antik şeyleri çok seviyorum. Bir manyak olarak, koleksiyonlar toplamayı seviyorum. Yemek yapmayı seviyorum. Çocuklarımla beraber olmayı seviyorum. Şüphesiz ben de bir antikacı olabilirdim ya da seyyar bir yemek arabam olabilirdi.

Biraz da müzik konuşalım. Bu aydan itibaren, dergide o ayın sanatçısının zevklerine göre bir Spotify listesi oluşturacağız. Bu da demek oluyor ki, şimdi müzikleri sen seçeceksin! Favori şarkıların neler ve grupların kimler?

Ah bu harika! Her zaman tuhaf ve fazlasıyla eklektik bir müzik zevkim olmuştur. Geniş bir stil yelpazesi oluşturmak için her yerde çalışmayı ve Yunanistan’dan Los Angeles’a kadar gittiğim her yerde, herkesten farklı müzikler dinlemeyi çok sevdim. Bu nedenle, belki de şu an için en sevdiğim on şarkıyı söyleyebilirim. Pekala, “şu an”ın listesini veriyorum.

– Xoil’in listesini Musink Vol2 başlıklı bölümden inceleyebilir, linke tıklayarak listeyi dinleyebilirsiniz. http://spoti.fi/2ljo8Qf

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

Dövmede 20 yılı deviren meşhur dövme sanatçısı DANNY GARCIA

20 yıllık dövme hayatının 10 senesini Kadıköy’deki dükkanı Inkstanbul Artcore’da geçirdi. 10 sene boyunca ...

Gülşah Karaca

Kadıköy’de alışılagelmişin dışında bir dövme stüdyosunda kaktüslerinin arasında güneş enerjisiyle çalışan Gülşah Karaca. Pek ...