Ruhuma sahip olabilirsin ama bedenime asla!

Yazan: Ülkünur Arslan – twitter.com/arslanulkunur
Çizen: Tolga Tarhan – behance.net/tolgatarhan

Tim Steiner sırtında 150 bin euroluk bir sanat eseri taşıyor. Sanatçı Will Delvoye’nin sırtına yaptığı dövme, diğer sanat eserleri gibi galerilerde sergileniyor.

Her ne kadar günümüzde dövme özgürlük, başkaldırı, anarşizm gibi kavramlarla iç içe geçmiş olsa da, geçmişte köleliğin sembolüydü.

Kölelerin vücutlarına “işçisin sen işçi kal” dercesine yapılan dövmeler, hayatta kölelikten başka şanslarının olmadığını gözlerine sokarak, vay efendim “bırakıcam köleliği kendi işimi kuracam”, vay efendim “güneye giderim abi orda freelance kölelik yaparım, oh mis?!” gibi boş hayallerle vakit kaybetmelerini önlüyordu. Kafa rahattı, gözlerimi kaparım vazifemi yaparımdı. Seçme şansı yoksa, endişelenecek bir şey de yoktu.

21. yüzyılda tabii ki işler değişti. Şükür ki artık seçme şansımız var. Mesela Tim Steiner isimli abimiz seçimini tuval olmaktan yana kullanmış. Sırtını Belçikalı sanatçı Win Delvoye’ye satarak tüm sırtına dövme yaptırmış. Alman bir koleksiyonerin 150 bin euroya aldığı dövme artık bir sanat eseri.

Tim Steiner ölünce sırtının derisi yüzülecek ve galerilerde sergilenecek. Haliyle insanın kafasında deli sorular dönüyor: Eseri satın alan Alman koleksiyoner bir ölünün sırtından mı geçinecek? Tim Steiner’ın torunları, dedesinin mezarı yerine galerileri mi ziyaret edecek? Tim Steiner madem sanata bu kadar düşkündü neden sırtını döndü?

Anlaşmaya göre Tim Steiner yaşarken de belirli galerilerde sırtını sergilemek zorunda. Mesela geçen sene Tanzanya’daki bir sergi için Mona Sanat Galerisi’nde haftanın altı günü, günde beş saat hareketsiz oturmuş. Bu da yaklaşık 1500 saat eder. 1500 saat kendi dövmesinin kölesi olması demek. Gönüllü kölelik tabii.

Eskiden kölelerin taşıdığı dövmeler, şimdi birer birer özgürlüğünü ilan ettiler. Şimdi canımız isterse Tim Steiner gibi kölesi olacağımız bir dövme yaptırırız, istersek ta 100 metre ileriden “ben asiyim ulan!” diye bağıran dövmeler yaptırır, streç filmlerle iş yerlerimize döneriz. Mesai bitimine kadar özgürlük ihtiyacımızı ona bakarak gideririz. İstersek bir zeytin ağacı yaptırır, baktıkça ileride freelance yaşayacağımız sahil kentini hatırlarız. Unutmasak iyi olur.

İyi ki dövmeler var. Bize kendimizi hatırlatan. Özgürlüğümüzü hatırlatan. Seçmesek bile seçme şansımız olduğunu hatırlatan dövmeler. Sonuçta ruhumuza sahip olabilirler ama bedenimize asla!

 

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

Halet-i Ruhiye Dövmeleri

Yazan: Ülkünur Arslan – twitter.com/arslanulkunur Çizen: Berat Pekmezci – beratpekmezci.com Bu dövmeyi yaptırmak her babayiğidin harcı ...

Erman Çağlar’la dövme hikayeleri “Yorgan İğnesi ve Mürekkep”

Yazan: Erman Çağlar Hiç dövmem yok, bilemem. Ama dövme yaptırmaya karar vermiş çok insanlar ...

Neden dövme yaptıramıyoruz?

Ülkünur Arslan Barış Sarhan B: Neden dövmeniz yok? Ü: Dövmem yok çünkü kendime layık bir dövme olduğuna inanmıyorum. B: Siz kendinize dövmeyi mi yoksa herhangi bir şeyi mi layık görmüyorsunuz? Ü: Hayatım boyunca taşıyacağım bir şeyin bana layık olması gerektiğine inanıyorum. B: Buradan dövmecilerin henüz yeteri kadar iyi olmadığı sonucuna mı varıyoruz? Ü: Belki de benim hayal gücüm yeterince iyi değildir. Hayatım boyunca  ...