Garip Dövme Öyküleri – Kimlik Bilgileri

Yazan: Erman Çağlar

Çizen: Ceyda Koç

Koca gün hiçbir şey olmamıştı. Sıkıntı tehlikeli bir şekilde akşam birasına, akşam birası ise kaçınılmaz olarak sabahlamalı eğlenceye dönüşmek üzereydi ki ertesi gün dev kaplan, birebir boyutlu piton yılanı gibi dövmelerin randevuları vardı. Akşamdan kalma bir şekilde dev pitona girmeyi kimse istemez. Osman Bey nefes nefese dükkandan girip “kaça kadar açıksınız?” diye sorduğunda farkında olmadan dövmecideki çocukları bu korkunç kaderden kurtarmıştı. “Neden?” diye sordular, “dokuzda işten çıkıyorum, bu gece dövme yaptırmam lazım, dokuzda gelsem yapar mısınız?” diye sordu. Yaparız ulan! Yeter ki bir şeyler olsun bu hayatta. Nasıl bir dövme bu kadar acil olarak gerekli olabilir bir insana? Sırf bunun cevabını bulmak için bile bekleriz.

Osman Bey; dövmecideki çocuklara yaşamak için bir amaç, uzay boşluğuna benzeyen bu bayıltıcı günde tutunacak bir dal vermişti. Şimdi Osman’dan başka bir şey düşünemez haldeydiler. Ne dövmesi yaptıracak? Neresine yaptıracak? Başka dövmesi var mı yoksa bu onun ilk dövmesi mi olacak? Osman Bey dokuz buçuk civarı dükkana geri döndüğünde dövmeci çocukları heyecandan bayılmak üzere buldu.

Her büyük hevesle beklenen şey gibi Osman Bey’in kafasındaki dövme de osuruk gibi bir şey çıktı. Omuzuna bir yere “Osman 14” yazdırmak istiyordu. Neden? Dövmeci eleman “Bolulu musun Osman?” diye sordu ancak Osman Bolulu değildi. Aksine İstanbulluydu. Neden “Osman 14” dövdürmek istediğini şu sözlerle açıklıyordu: Halı sahada devamlı 14 numaralı formayı giyiyorum, işte o yüzden. Bu iyi bir sebep değil Osman. “Madem İstanbullusun, “OSMAN 34″ dövmesi yapmamız daha mantıklı olur, allah korusun bir gün hafızanı falan yitirirsen en azından adını ve nereli olduğunu dövmene bakarak bulabilirsin” şeklinde güzel bir önermede bulundu dövmeci çocuk. Bu muhteşem fikir Osman Bey’in aklına hızla yattı ve “O ZAMAN ÖYLE YAPALIM” diye bağırdı. Zira Osman Bey’in mahallede düşmanları vardı ve bir gün ona hain bir pusu kurup kafasına demir çubukla vurmaları daima ihtimal dahilindeydi.

Bir insan iş çıkışı koşarak dövmeciye gelecek kadar tutkuyla bağlı olduğu bir fikirden nasıl bu kadar kolay vazgeçebilir? Çünkü Osman Bey mucizevi organ insan beyninin vücut bulmuş hali gibi bir şeydi. Bazı şeyleri aniden ve şiddetle istiyor, gün içinde inanılmaz büyük ve kesin kararlar alıyor, sıra bu kararları uygulamaya geldiğinde önüne başka seçenekler sunulursa hemen ikna oluyordu. “He, o zaman öyle yapalım onu” diyordu. Bebek gibi tatlı bir şeydi ve öpülüp okşanası bir bireydi.

Sadece “Osman 34” yazdığı için hırsını tam alamayan dövmeci çocuk, “kan grubunu da yazayım mı? Hemen altına japon balığı şeklinde yazabilirim kan grubunu, hastaneye kaldırılırsan faydasını görürsün, acil bir durumda daha hızlı müdahale ederler.” dedi. Bu güzel bir teklifti ancak Osman biraz düşündükten sonra “yok, kolum iyice nüfus kağıdı gibi olur öyle yaparsak, zaten kan grubumdan da çok emin değilim, nüfusta yazan olmayabilir. Eğer kan grubunu yanlış yazdırırsam bana faydadan çok zararı olur…” diye kibarca reddetti. Dövmeci dükkanında saat gece on bire yaklaşırken karşılıklı mantıklı cümleler konuşuluyordu. Medeniyet açısından güzel bir gece yaşanıyordu.

O gece hem dövmeci, hem de Osman Bey evlerine garip bir iç huzuru ve mutlulukla döndüler. Dövmeci çocuk eve dönerken bira almadı, eve vardığında ise biraz kitap okuyup uyudu. Ertesi gün dinç bir şekilde uyandı, salim kafayla dev panter kafası ve piton yılanı dövmelerini rahat bir şekilde müşterilerinin vücutlarına işledi. Osman Bey ise eve dönerken gerçekten de mahalledeki düşmanlarının demir sopalı saldırısına uğradı ve kafasına aldığı darbeler sonucu hafızasını kaybetti. Kendine geldiğinde ise koluna henüz o gün yaptırdığı dövme sayesinde İstanbullu ve Osman olduğunu biliyordu. Tıpkı Memento filmindeki gibi.

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

Erman Çağlar’la dövme hikayeleri “Yorgan İğnesi ve Mürekkep”

Yazan: Erman Çağlar Hiç dövmem yok, bilemem. Ama dövme yaptırmaya karar vermiş çok insanlar ...

Halet-i Ruhiye Dövmeleri

Yazan: Ülkünur Arslan – twitter.com/arslanulkunur Çizen: Berat Pekmezci – beratpekmezci.com Bu dövmeyi yaptırmak her babayiğidin harcı ...

Ruhuma sahip olabilirsin ama bedenime asla!

Yazan: Ülkünur Arslan – twitter.com/arslanulkunur Çizen: Tolga Tarhan – behance.net/tolgatarhan Tim Steiner sırtında 150 bin ...