Vücudu bir tuval gibi kullanabilen FAHRETTİN DEMİR ve PIN TATTOO GALLERY

Vücudu adeta bir tuval gibi kullanabilen, realistik dövme tarzının başarılı ismi Fahrettin Demir’i Pin Tattoo Gallery’de ziyaret ettik.

Selam Fahrettin, en son Pin Tattoo Gallery’nin birinci yıl partisinde bize ev sahipliği yapmıştın. O zaman da stüdyoyu çok sevmiştik, şu an daha çok inceleme fırsatımız oldu, her şey çok keyifli görünüyor.

Teşekkür ederim, beğendiğinize sevindim. Alışılagelmişin dışında oldu. Dövme stüdyosu ile sanat galerisinin bir arada olduğu bir konsept olsun istedim. Stüdyoda sürekli olarak bir resim sergisi var zaten. Zaman zaman da bildiğiniz gibi özel sergi ve partiler yapıyoruz.

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunusun. Dövme hayatına nasıl girdi? Dövme yapmaya nasıl başladın?

8 yıldır öğrenciyim hala mezun olmadım olmayı da düşünmüyorum. 🙂 Dövme olayına resim bölümünde öğrenciyken başladım. Kuzenim Oktay sürekli Ankara’ya gidip dövme yaptırıyordu. Yaptırdığı dövmelerin çoğu genelde kötü dövmeler oluyordu. Ben de kendimi bildim bileli dövmeyi hep sevmişimdir. Sonra Oktay abime dedim ki bu dövmelere para vereceğimize gel ortaklaşa bir makina alalım, ben sana istediğin kadar dövme yaparım. Öyle öyle dövme yapmaya başladım.

Kaç yılında başladın?

2009’un başlarıydı. 8 sene oldu.

Peki Eskişehir’den İstanbul’a geliş hikayen nasıl?

Eskişehir’deyken hep namını duyduğum bir dövme sanatçısı vardı. Kime denk gelsem mutlaka bir Cemil Uzun dövmesi görüyordum. Sonra ortak arkadaşlar vasıtasıyla Facebook üzerinden arkadaş olduk. Çok kral bir adamdır. Bana çok yardımı dokunmuştur. Cemil abi o sıralarda İstanbul’a taşınmış, orada bir dövme stüdyosunda çalışıyordu. 2010 yazında bana dedi ki; gel burada yaz sezonu çok iş oluyor ben yetişemiyorum birlikte çalışalım. Bana da çok mantıklı geldi. Daha önce hiç profesyonel bir dövme stüdyosu görmemiştim. Hem para kazanırım hem de takılırım elim gelişir diye kabul ettim ve İstanbul’a birkaç aylığına çalışmak için geldim. Geliş o geliş bir daha Eskişehir’e dönemedim okulum da yarıda kaldı böylelikle 🙂 iyi ki de öyle yapmışım 🙂

Bildiğimiz kadarıyla farklı uluslararası dövme fuarlarında ödüller aldın, biraz bunlardan bahseder misin?

2012 yılında ilk katıldığım convention’da “Best of Show ve Best of Portrait” ödülleri aldım (İstanbul Tattoo Convention) sonraki yıl “Best of Healed” almıştım. 2013 yılında Amsterdam Tattoo Convention ve Berlin Tattoo Convention’a gitmiştim ama her ikisinde de talihsizlikler ve çaylaklıklarım oldu. Berlin’de müşterim son anda çocuğu hastalandığı için gelememişti ve yalan olmuştum mesela 🙂

2014 yılında Brussels Tattoo Convention’da “Best of Sunday” ödülü almıştım. Katıldığım en iyi organizasyondu çok eğlenmiştik. 2015 yılında Brezilya’daki Rio Tattoo Week’e gitmiştim orası da benim için çok güzel anılar ve dostluklarla dolu oldu. Bu yıl da Amsterdam Tattoo Convention’a Pin Tattoo Gallery olarak gittik ve yine talihsizlikler beni buldu. Hazırlandığım dövmeye başladıktan 2 saat sonra dövme yaptığım arkadaş acıya dayanamadı ve yarıda bırakmak zorunda kaldık. Yine de bize çok şey kattığını düşünüyoruz.

Pin Tattoo Gallery tam olarak ne zaman açıldı?

Pin Tattoo Gallery’i 2015’te açtım. İlk başta çok küçük bir ekip olarak başladık şuan çok başarılı bir ekibimiz var.

Gördüğümüz kadarıyla kalabalık bir ekipsiniz. Ekipte başka kimler var?

Sinan Şahin, Onur Zafer, Fırat Kurtkan, Alev Sarı ve menajerimiz Oktay Taşpınar ile birlikte 6 kişiyiz. Sinan’la Brezilya’da tanıştık. Fırat ve Alev zaten Eskişehir Anadolu’dan arkadaşlarım. Onur ise Marmara Resim’den.

Ekibe yeni katılımlar olacak diye duyduk.

Evet. Güzel gelişmeler oluyor çizer camiasında epey tanınan ve saygı duyulan çok yetenekli isimler ekibe dahil oluyor. Şerif Karasu geldi, bir de Hüseyin Özkan gelecek. Ekibimiz daha da büyüyüp güzelleşecek yihuu 😀

Senin de bildiğin gibi son zamanlarda Türkiye’den yurt dışına giden çok fazla dövme sanatçısı oldu. Sizin de yurt dışına açılma gibi bir planınız var mı?

Zaten 2014 yılında böyle bir sevdaya kapılıp Danimarka’ya yerleşme kararı almıştım ve 6 ay süren talihsiz bir maceram olmuştu. Sonuç, dolandırılmış bir şekilde İstanbul’a geri döndüm. Şu an yurt dışı planlarım hala var ama gidip bir yerlerde çalışmak yerine daha güçlü bir şekilde gidip oraya da stüdyo açıp yolumuza devam etmek istiyorum. Bu gerçekleşene kadar tattoo convention’lara katılarak ve misafir sanatçı olarak en sevdiğimiz yere karar verip kurulacağız. Danimarka’daki gibi direkt karar verip yerleşmek istemiyorum. Bana büyük ders oldu.

Biz seni Türkiye’de realistik tarzın öncülerinden olarak tanıyoruz. Sen kendi stilini nasıl tanımlıyorsun?

Renklerle oynamayı ve renk oyunlarını çok seviyorum. Hiperrealizm yaptığım da oluyor, sürrealizm yaptığım da oluyor. Bazen de pentür tadında kütlesel renklerle formu çıkarıyorum. O anki ruh halime bağlı aslında. Zaten zamanla tarz değişime uğruyor, oturuyor tekrar değişiyor. Kısaca renkli realizm diyebiliriz. Tabii ki arada siyah beyaz işler yaptığım da oluyor.

Senden başka realistik dövme yapan kimler var?

Reşat Gül, Sinan Şahin, Onur Zafer, Fırat Kurtkan, Alev Sarı, Engin Koç, Mert Mutluer, Recep Altunkılıç, Okan Timur Doğan var. Yeni yeni çıkan güzel işler yapan arkadaşlar da var ama şu an hepsi aklıma gelmiyor atladığım olduysa kusura bakmasın lütfen.

Türkiye dünyada dövme konusunda nasıl bir yerde?

Çok enteresan bir yerde 🙂 Hem kötü hem çok iyi. Hep uçlarda, ortası yok. Mesela çizgisel işlerde Türkiye dünyaya baktığımızda birçok başarılı isim çıkardı. Diğer tarzlardaysa daha geride. Bunu şuna bağlıyorum mesela realistik anlamda kendini geliştirmek isteyen birisi daha çok teknik, altyapı, emek ve malzemeye ihtiyaç duyuyor. Ülkemizde dövme malzemeleri yurt dışına oranla oldukça pahalı ve çeşit yurt dışındaki kadar yok. E, doğal olarak siyah mürekkep ve 5 liner’dan oluşan bir kombinasyon kurup takılmak daha kolay. Bunu bir de son zamanlarda dünya çapında yükselen modern akımlar da besleyince minimal/çizgisel dövmeler aldı başını gitti. Ama bunun döneminin çok süreceğini de sanmıyorum. 90’lardaki tribal dövme akımı gibi bir şey bence, modayla birlikte gelip geçecek. Bu demek değildir ki çizgisel işler kötüdür. Bu tarzı yapan çok sevdiğim dostlarım var ve işlerinde çok başarılılar. Ülkemizde o kadar yetenekli insanlar var ki sadece imkansızlıklar ve saçma sapan egolar yüzünden dünya çapında ses getiremiyor.

Şuan dünyadaki en popüler akım ne sence?

Çizgisel, geometrik ve minnoş dövmeler şu sıralar pek bir moda. Baktığın zaman dünya realistik dövme açısından da çok gelişiyor. Yeni yeni isimler çıkıyor. Mesela Ruslar efsane.

Peki dünyada beğendiğin dövme sanatçıları kimler?

Dmitriy Samohin’in gelmiş geçmiş en iyi dövme sanatçısı olduğunu düşünüyorum. Gerçi şu sıralar biraz bozdu sanki, sebebini bilemiyorum ya da bana öyle geliyor ama saygım sonsuz. Denis Sivak, O’kharin, Valentina Ryabova, Den Yakovlev, Nikko Hurtado bunlardan bazıları.

Dövmeye başlamadan önce sana ilham veren isimler oldu mu?

Evet tabii ki de oldu. Biraz önce bahsettiğim isimlerin birkaçını zaten hayranlıkla takip ediyordum. Onun dışında ilham aldığım ressam ve illüstratörler; Phil Hale’i çok beğenirim mesela. Michael Hussar, Sergey Kolesov, Gottfried Helnwein, Salvador Dali, John Singer Sargent şu an için aklıma gelenler.

Biri sana dövme yaptırmak istediğinde dövme yapım süreci sende nasıl ilerliyor?

İstanbul içindeyse öncelikle kişiyi stüdyoya davet ediyorum. Yaptıracağı dövmenin ön görüşmesini yapıyoruz. Bilgilerini alıyorum. Nereye dövme yaptırmak istiyor onu konuşuyoruz. Yaptırmak istediği bölgenin, farklı açılardan fotoğraflarını çekiyorum. Elinde bir görsel yoksa nasıl bir şey istediğini konuşuyoruz. Fix sorularım var, onları soruyorum. Mesela dövmene ilk bakan insan ne görsün, ne hissetsin? Renkli mi olacak siyah beyaz mı olacak onları soruyorum. Siyah beyaz bu aralar çok yapmamaya çalışıyorum çok keyif almıyorum. Daha sonra tasarım aşamasına geçiyoruz. Ben fotoğraflardan bir kolaj yapıyorum. O şekilde devam ediyoruz.

Yeni dövme yaptıracak insanlara ne tavsiye edersin.

En büyük problem insanlar ne tarz dövme yaptıracaklarını bilmiyorlar. Öncelikle ne tarz bir şey taşımak istiyorlar onu belirlemeleri, onu belirledikten sonra, o tarz dövmeyi yapacak en doğru sanatçıyı bulmalılar. Mesela bana gelip çizgisel işler isteyen insanlar oluyor. Önce ne istediğini doğru bilmesi gerekiyor. Ben dövme istiyorum deyip çıkıp gelmemesi lazım. Bir de lütfen ufacık minicik dövmeler yaptırmayın, 10 metre ileriden bakıldığında doğum lekesi gibi görünüyor 😀

Malzeme olarak neler kullanıyorsun?

Makina olarak Inkjecta Nano kullanıyorum. Güç kaynağı Critical. İğneler’i Dragon’dan alıyorum. Boya olarak en çok Eternal seviyorum. Fusion da Intenze de hepsini kullanıyorum. Ama siyahta tercihim Dynamic.

Son olarak yaşadığın enteresan dövme hikayelerinden birini duymak isteriz?

Bir gün bir kadın geldi. Dövmesini kapattırmak istiyormuş. Tam kalçasının üzerinde “fu*k me” yazıyor. Eğilince pantolonundan görünüyormuş. İnsanların içinde sıkıntı yaratıyormuş. Onu kapatmıştım bir kere.

Bir keresinde de İstanbul’a ilk geldiğim dönemde içeriye 70 yaşlarında bir kadın geldi. “Kocamın adını yazdıracağım bugün evlilik yıl dönümümüz” dedi. “Nereye istiyorsunuz” dedim? “Onu heyecanlandıracak bir yer olmalı, aşk hayatımız biraz hareketlensin istiyorum.” dedi. Sonunda göğsünün ucuna eşinin ismini yazmaya karar verdik.

Çok teşekkür ediyoruz. Çok keyifli bir sohbetti. En kısa zamanda TATUMAG’e kahve içmeye bekliyoruz.

Ben teşekkür ederim. Görüşmek üzere.

www.instagram.com/fahrettin.demir

www.instagram.com/pintattoogallery

pintattoogallery.com

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

Dövmede 20 yılı deviren meşhur dövme sanatçısı DANNY GARCIA

20 yıllık dövme hayatının 10 senesini Kadıköy’deki dükkanı Inkstanbul Artcore’da geçirdi. 10 sene boyunca ...

Dünyaca ünlü fransız dövme sanatçısı XOIL

Yıllardır işlerini inanamayarak takip ettiğimiz dünyaca ünlü dövme sanatçısı Xoil’e Okan Uçkun sayesinde ulaştık ...

Bunnykingx

  Röportaj: Okan Uçkun Bu güzel yaz günü bizi stüdyonda misafir ettiğin için teşekkür ediyoruz. ...