Benzersiz dövme tarzıyla “Expanded Eye”

 

 

Röportaj: Okan Uçkun

Türkçe’ye çeviri: Kemal Saydam

Meraktan klasik bir soruyla başlamak istiyorum; Kev ve Jane nasıl bir araya geldi ve Expanded Eye nasıl doğdu?

Uzun yıllardır beraberiz. Sanat okulunun illüstrasyon bölümünden mezun olduktan sonra, aynı fikir ve tutkuları paylaştık. Aynı stüdyoda bağımsız olarak çalışırken sık sık birbirimizin kritiğini yaptık. Daha sonra tarzlarımız birleşti. Bu bizim planladığımız ya da olması için zorladığımız bir şey değildi; kendiliğinden meydana geldi ki bu durumun işin estetiği için önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu sırada Anlamla ve amaçla sanat üretmek, beraber meydan okumak, deneyimlemek ve sınırları zorlamak için Expanded Eye doğdu. Bu yaklaşım işlerimizin bir çok dalda gelişmesini sağladı.

Expanded Eye’ın, bu sektördeki en havalı ve en etkili oluşumlardan biri olduğunu düşünüyorum. Esin kaynaklarınız neler? Nelerden besleniyorsunuz?

Esin kaynaklarımız hayatın ta kendisi; doğa, evren. Okumak, öğrenmek, deneyimlemek ve keşfetmek. Merakımız, tanıştığımız insanlar, farklı kültürler, keşfettiğimiz müzikler, derin konuşmalar, çevremiz ve en nihayetinde birbirimiz. Birbirimizi besleyen şey ortak olduğumuz tutkular ve uğraşlar. Güney Afrika ve Mozambik’ten kısa süre önce döndük ve oralardan çok fazla ilham aldık. Afrika sanatı, desenleri ve müziğine bayılıyoruz.

Jade’in tasarladığını ve Kev’in dövme yaptğını biliyorum. Bu mükemmel paylaşımı uzun yıllardır yapmaktasınız. Bunu nasıl başarıyorusunuz? Beraber bir projeyi tamamlama sürecinizden bahsedebilir misin; keyifli yanları ve zorlukları gibi?

Aslında tasarımları beraber yapıyoruz. Sadece dövmenin icrası Kev tarafından yapılmakta. Stillerimiz altı yılı aşkın bir süredir beraber çalıştığımız için birbiriyle kaynaştı. Bazen eski eskiz defterlerimize baktığımızda kimin neyi çizdiğini anlamak zor olabiliyor. Beraber çalışırken sabit bir yöntemimiz yok ancak yeni bir dövme projesine başlarken felsefi, bilimsel, edebi ya da kişisel konsept ve hikayeleri derinlemesine inceleyerek ve araştırma yaparak başlarız. Genellikle başlangıçta kavramsal fikir çizimleriyle bağımsız olarak çalışmaya başlıyoruz. Daha sonra, hangi bölümlerin en iyi gittiğini tartışıyoruz ve nihai görüntünün konseptini ve estetiğini geliştirmek için beraber çalışıyoruz. Estetik daha çok sezgisel bir süreçtir. Yorumladığımız her hikaye zorlukları beraberinde getiriyor. Stresli olabiliyor ve bazen tartışabiliyoruz ancak ikimiz de yüzde yüz memnun olana kadar geliştirmeye devam ediyoruz. Sadece estetik yönden değil kelimelerle çalışmak da bize en iyi işi çıkarabilmemiz için gerekli yaratıcı özgürlüğü sağlıyor. Hikaye bir parçamız oluyor ve müşteriler derilerinin üzerinde bizden bir parçaya sonsuza kadar sahip oluyorlar. Bizi büyüleyen ve her müşteriye hak ettiği zamanı ve enerjiyi vermek için yalnızca birkaç proje üzerinde çalışmamıza neden olan şey bu insan bağlantısı ve bağı. Tasarımı ilk kez gören müşterilerimizin tepkilerini görmek çok tatminkar. Müşterilerimiz bizim için uzun mesafe kat ediyorlar. Bundan dolayı onur duyuyoruz ve beraber geçirdiğimiz zamanlara değer veriyoruz. Bu sadece dövme yapmak değil, güzel bir deneyim de aynı zamanda.

Farklı kültürlerde, farklı ülkelerde çalıştınız ve aynı zamanda o ülkelerde dövmenin yanında heykeller ve tablolar gibi büyük işler yaptınız. Bize bu projelerden bahseder misiniz? 

Sanatımızla seyahat edebildiğimiz için çok şanslıyız. Bu iki en büyük tutkumuzun bir araya gelmesi. Geçen sene Chicago’da bir gösterimiz vardı ve 6 ay Viyana’da kaldık. Orada enerjilerimizi Orta Doğu’da savaştan kaçan mültecilerin kötü durumunu vurgulayarak eğitimimizin güzel sanatlar heykel tarafına odakladık. Çeşitli mülteci kamplarını ziyaret ettik ve bu dirençli insanların katlanmak zorunda kaldıkları korkunç ve travmatik deneyimleri ilk elden toparladık. Bilinç ve farkındalığı arttırmak için sanatımızı kullanmak bizim için çok önemli. Ayrıntıları ve kısıtlayıcı kompozisyonlarıyla dövme yapmaktan uzak vakit geçirmek, bulunmuş ağaç ve tahtalar kullanarak büyük ölçekli çalışmalara başlamak özgürleştirici ve vücut sanatına dönünce de daha taze bir perspektiften yaklaşabilmemizi sağladı.

İnternette hikayeleriniz ve tasarımlarınız hakkında birçok makale gördük. Hatırladığınız ilginç hikayenizi paylaşır mısınız?

Aralarından seçmenin imkansız olduğu inanılmaz öykülerle birçok kişinin dikkatini çekmekten onur duyuyoruz. Bazen insanların başkalarına görsel ilham veren hikayeleri varken, aslında kendilerinin büyüleyici hikayeleri vardır. Yakın zamanda kız kardeşi intihar eden bir müşterimiz vardı. Yıkıcı bir durum fakat duygularını tanımlamak için kullanılan şiirsel doğa ve dil yürek parçalayıcı bir şekilde güzel ve hatırlatıcıydı. Kelime ve görselin bu birlikteliğini seviyoruz ve tamamen yabancı olan bu insanların bizle hayatlarının böylesine samimi ayrıntılarını paylaşmalarına sürekli şaşırıyor ve ayrıcalıklı hissediyoruz. Bu süreç boyunca, insan adına çok fazla şey öğreniyoruz. Her hikaye son derece eşsiz ve kişisel aynı zamanda da temalar evrensel ve insan olarak bizler ilişki kurabiliyor, bağlanabiliyoruz. İnternette yaptığımız tüm dövmeleri paylaşıyoruz ve karmaşık kişisel ayrıntıların çoğunu dışarıda bırakarak genelde anlamıyla alakalı kısa bir özet veriyoruz (müşterinin izniyle). Böylece, yaptığımız iş yoruma açık oluyor ve kişisel bilgiler kısmı sadece dövmeyi taşıyan tarafından bilinir kalıyor.

Kimleri takip ediyorsunuz? Sevdiğiniz sanatçı ve dövme sanatçıları kimler?

Bu aralar en sevdiğimiz sanatçılardan bazıları; Zio Ziegler, Remed, Hyland Mather, David Shillinglaw, Aubrey Beardsley, Egon Schiele, Klimt, Picasso, Hannah Höch, Chirico, Käthe Kollwitz. Dövme Sanatçıları olarak da; Noon, Lionel Fahy ve sevgili babamız Xoil. Bir de yakın zamanda da harika işler yapan Marius Trubisz’e dövme yaptırdık.

Kevin ve Jade nasıl insanlar? Bütün bu üretim (resim, heykel ve dövme) dışında neler yapıyorsunuz? Hobilerinizden ve diğer anlatmak istediklerinizden biraz bahseder misiniz?

Sanat yapmadığımız zamanlarda genellikle sanat yapmaktan konuşuyoruz. Asla gerçekten kapanmıyoruz ve her zaman çılgınca havada uçuşan fikirlerimiz var. Yaptığımız şeye aşığız. Müzik hayatımızın büyük bir parçası ve Londra bunun yaşanabileceği şahane bir şehir. Festivaller, sokakta terk edilmiş ahşap hazineleri bulmak, bitkilerimiz, bisiklet sürmek, şahane dış mekanlar, yıldızları gözlemlemek, kendimizi ana kaptırmak…

Dünya her gün garip bir yer oluyor. Geçmişte güvenli diye tanımlanan birçok ülkede bile insanlar artık güvensiz hissediyorlar. Bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Medya ve hükümetler bizi ayırmaya çalışırken, olumsuzluğun karşısında korku ve önyargıyla tüketilmeden pozitif kalmak zorundayız. Bu güzel dünyada çok fazla iyi şey var. Onu kucaklayın. Sadece sevgi nefreti yenebilir.

♦expanded eye instagram♦

 

 

 

Tags:

  • Show Comments (0)

Your email address will not be published. Required fields are marked *

comment *

  • name *

  • email *

  • website *

Ads

You May Also Like

Türkiye’nin en yetenekli dövme sanatçılarından Okan Uçkun

  Selamlar Okan, nasılsın? İyiyim, teşekkürler. Siz? Biz de iyiyiz teşekkürler. Öncelikle nerelisin? Aslen Hatay ...

Vücudu bir tuval gibi kullanabilen FAHRETTİN DEMİR ve PIN TATTOO GALLERY

Vücudu adeta bir tuval gibi kullanabilen, realistik dövme tarzının başarılı ismi Fahrettin Demir’i Pin ...

Gülşah Karaca

Kadıköy’de alışılagelmişin dışında bir dövme stüdyosunda kaktüslerinin arasında güneş enerjisiyle çalışan Gülşah Karaca. Pek ...